Bir Meşk Gibi: Yaşamı ve Yapıtlarıyla Mengü Ertel
- menguertel
- 22 Haz
- 2 dakikada okunur

"Türkiye’de, Cumhuriyet’in kuruluşundan sonra, Batı modeli örnek alınarak gerçekleştirilen reformlarla gelişmeye başlayan grafik tasarımın bugünlere ulaşması, ekonomik ve teknolojik gelişmeler kadar bazı tasarımcıların özverili çabalarıyla da mümkün olmuştur. Bu tasarımcılar, Batı dünyasındaki yenilikleri izlemeye özen göstermişler ve bu yenilikleri Türkiye’ye taşıyarak, çağdaş bir tasarım ortamı oluşturmanın koşullarını yaratmaya çalışmışlardır. Sanatın çeşitli dallarına ilgi duymaları tasarımcı kişiliklerini zenginleştirirken, geliştirdikleri tasarım diliyle, ortaya koydukları ürünlerle ve tasarım mesleği adına oluşturdukları kuruluşlarla, grafik tasarımın ülkede köklü bir yapıya ulaşmasında etkin olmuşlardır. Türkiye’deki grafik tasarımın yapı taşlarını oluşturan tasarımcılar hakkında kitap yayımlama girişimleri ise, ne yazık ki ancak 1990’lardan sonra başlayabilmiştir.
Grafikerler Meslek Kuruluşu bu eksikliği gidermek amacıyla, tasarım tarihi açısından önem taşıyan tasarımcıları ele alan kitaplar hazırlayarak bir dizi oluşturmayı planladı. İlk kitabı Mengü Ertel ile başlatmaya karar veren kuruluş, bana bu çok yönlü kişiliğin monografisini hazırlamam konusunda teklif getirdiğinde, öneriyi kabul ederken heyecan veren, fakat bir o kadar da girift bir çalışmanın beni beklediğini seziyordum.
Mengü Ertel hakkında bugüne kadar yayımlanmış kaynakları inceleyip yaşamının çeşitli evrelerinin, üretiminin ve kişiliğinin canlı tanığı olmuş, en yakın dostu ve eşi Ülfet Ertel’in oğlu Murat Ertel’in anılarını dinledikten sonra, 69 yıllık bir yaşama ne kadar çok ürün ve proje sığdırmış olduğunu gördüm. Bu bilgiler çerçevesinde, bütünsel üretimine değinmekle birlikte, kitabın bağlamı gereği sanatçı ve tasarımcı kişiliğini öne çıkarmaya karar verdim.
Kitabın metnini yazarken, Ertel’in duygu, düşünce ve deneyimlerini içeren cümleleri bölüm başlarına aldım; bunların bir meraklandırma işlevi taşımasını ve okuyucunun ele alınan konuya birinci elden tanık olmasını amaçladım. Yeri geldikçe, tıpkı belgesel film anlatımında olduğu gibi sözü, Mengü Ertel’e veya onun hakkında değerlendirmeler yapmış yazar ve eleştirmenlere bıraktım. Bu şekilde daha canlı ve dinamik bir anlatım kurgulamayı hedeflerken, metinle örnekler arasında da görsel/sözel bir sentaks kurmaya özen gösterdim. Kitabın bütününde amacım, Mengü Ertel arkeolojisine çıkmış okuyucuya merak uyandıran, aydınlatıcı bir gezi yaptırabilmek.
Son olarak bu kitabın hazırlanmasında, kaynaklarını paylaşan, anılarını aktaran, bilgilerin toplanması ve doğruluğu konusunda yardımlarını esirgemeyen Ülfet Ertel’e; bilgi, anı ve düşüncelerini aktaran Murat Ertel’e, arşivini benimle paylaşan Melis Tuncay’a; katkılarından dolayı Yurdaer Altıntaş, Bülent Erkmen, Berç Çalıkman, Mine Kazmaoğlu ve Sinan Niyazioğlu’na, kitap çalışmasının her evresinde olduğu kadar, metnin yapılandırılması konusundaki yaratıcı katkılarından dolayı Aykut Köksal’a, en içten teşekkürlerimi iletmek isterim."
Dilek Bektaş (2011). Bir Meşk Gibi: Yaşamı ve Yapıtlarıyla Mengü Ertel, Yapı Kredi Yayınları
