Mengü Ertel'in Tiyatro Evreni

"Onun için oğlum Mengü, sen bu yolda yürü."
Muhsin Ertuğrul
Tiyatro, çerçeve sahneyle sınırlı değil; toplumun kılcal damarlarına sızan, kamusal alanı dönüştüren bir olgudur. Bu dönüşümün en güçlü göstergesi afiştir; Beyoğlu–İstiklal aksı ise metnin sokağa taştığı laboratuvardır.
2026’da İstanbul Büyükşehir Belediyesi restorasyonuyla kentin kültürel topografyasına yeniden eklemlenen Karaca Sahnesi’ni Mengü Ertel’in görsel evreniyle okuyan bu sergi, modern Türk tiyatrosunun görsel hafızasını görünür kılıyor. Ertel burada bir grafik tasarımcı değil; tiyatronun dilini evrensel estetikle yerelleştiren, Graphis’ten Varşova Bienali’ne uzanan bir öncü, bir “görsel dramaturg”dur.
Serginin omurgası, 1964’te Karaca’da prömiyeri yapan Keşanlı Ali Destanı: epik tiyatronun yerel modernizmle sentezlendiği “sıfır noktası”. Ertel’in kaba dokuları ve lekesel tipografisi, temsili duyuran pasif bir araç değil, eleştiriyi sokağa taşıyan aktif bir tavırdır.
Afişten dekora, kostüme, sese uzanan bu tayf; Esma ve Murat Ertel’in düşüyle, bugünün ritmiyle İstanbul’da yeniden parlıyor.
Küratörler
Esma Ertel
Murat Ertel
Grafik Tasarım
Erdem Bayrakçeken
Afiş-Dramaturji İlişkisi Yazıları
Sinan Akcan
Sergi Tasarım - Kurulum
İBB Miras
Sergi İletişim
İBB Kültür
Baskı
Obm Medya











Yorumlar